anlayamazsınız

Resim

anlayamazsınız

şu günlerde babası kendisine gemi aldığı için sevinçten ağlayan ve deniz sevdasını kimsenin anlayamayacağını iddia eden bir çocuk var..

malumunuz bir çok insan dalga geçti bu çocukla..
kimisi sosyal tespitler yaptı..
kimisi psikolojik olarak irdeledi..

ama “anlayamazsınız” repliği dilden dile yayıldı…

halbuki bizim için bu replik çoktan beri var..

bir sezonun özeti

beş nisandan beri pek uğrayamadim buralara.
çok şey birikti yazacak.
çok mevzular oldu.
zamanla arayı kapatacağız.

bu yazının konusu yine KSK.
malum sezon bitti ve biz yine çıkamadık.
artık elimizden gelen bir şey yok.
ama bu sezon hepimize ders gibiydi.

geçen sene düşmekten son anda yırtan KSK ile bu seneki KSK arasında dünyalar kadar fark vardı.

bunun en büyük etkeni tabiki CİHAT ARSLAN idi.

güzel transferler, galibiyetler,liderlik , yüzüncu yıl derken birden rüzgarın yönü değişti.

Fatih şenle başlayan yaprak dökümü , haftalar süren yonetimsiz kalma ve belirsizliklerle devam etti.

sonra devre arasında neredeyse takımın yarısı dağıldı.

haklı olarak futbolcular paralarini alamadıkları, elektrik ve su borcunu ödenekten aciz bir kulüpte durmak istemediler.

ilk gelen teklife evet deyip arkalarına bakmadan gittiler.

BAZILARI GİTMEDİ.
KALIP SAVAŞMAYI SEÇTİ.

onlar her zaman çok iyi bilinip kalbimizde yer alacaklar.

ikinci devre başlarken neredeyse 18 kişilik kadro kurulamiyordu.

halbuki bu takım birkaç hafta önce liderdi.

transfer donemi sona ermeden cok
cüzi miktarlarla birkaç oyuncu geldi.

bazı hakikaten değerli isimlerdi.

sonra ikinci yarı basladi.

kafsinkafı anten taksa da cekemeyen adiler “bu takım sezon sonu düşer” derken takım ısrarla ilk altı potasını zorladı.

zorladı. zorladı. zorladı.

bu sezon inanılmaz ve dayanılmaz hakem hatalarına rağmen ZORLADI.

parasızlıklara rağmen.
soğuk suyla duş almak zorunda kalmalarına rağmen.
her gün ATGV* araçlarının girip çıktığı tesislerde çalısmalarına rağmen.

CİHATINARSLANLARI sonuna kadar zorladı.

ama bazı maçlar var ki , içimize kaya gibi oturdu.
bu puanlar nasıl kaçtı dediğimiz maçlar.

ilk ve ikinci yarıdaki Adanaspor macları gibi.

ilk ve ikinci yarıdaki Rizespor macları gibi.

ilk ve ikinci yaridaki kartalspor maclari gibi.

ikinci yaridaki Samsun ve tavsanli linyit
macları gibi.

bu sekiz maçtan 4-5 puan çıkarabilsek bugün her şey bambaşka olurdu.

son iki haftaya kadar her şeye rağmen ve her şeye karşı inatla savaştı bütün oyuncularımız.

ama son iki hafta onlarda tükendi artık.

kalan oyuncularımızdan başta

CANER AĞCA
ADNAN GÜNGÖR
NECATİ YİLMAZ
CANER BULUT
ERDİ KASAPOGLU
SERCAN TURKERİ
TAYFUN CORA
EMRE TORAMAN
FATİH GUL
ONUR TURK
E.O.BANAHENE
VELİ TORUN
ALİ SAY
MUSTAFA SEVGİ
OSMAN FİRAT
ONUR BAYRAMOĞLU
SEHMUS OZER

olmak üzere bu sezon emeği geçen herkese ve cihat arslana şahsım adına teşekkür ederim.

çünkü bütün sezon ONURLARIYLA DİRENDİLER.

takım olma RUHUYLA OYNADILAR.

KARŞIYAKAnın temsil ettigi değerlere ve geleneğine uygun olarak , hiç kimseye boyun eğmediler.

bazıları bunun anlamını bilmez.
ama biz çok iyi biliyoruz.

son söz.
yine gelecek o güzel günler.

Biz sizden raziyiz.
insallah Yüce Allah da hepinizden razı olsun Cihat ve Arslanları..

20130513-030944.jpg

*ATGV: adalet teşkilatını güçlendirme vakfı.
bu vakfa ait araçlar beyaz zemin üstünde kirmizi ve yesil iki şerit bulunan , genellikle haciz ve keşif işlemlerinde kullanılan araçlardir

ikinci yarı başladı..

sabret-ve-diren-kafsinkaf

manisa maçıyla ikinci yarıya başladık.

ilk yarıdaki sıkıntılar kaldığı yerden devam ediyor.

manisayı yensek iyi bir ders olacaktı.

verilmeyen penaltı,polisin bize karşı her zamanki tavrı…

biliyorsunuz işte.

şimdi 18.haftada 25 puanla 10.sıradayız. ilk sıradaki takımın puanı 34.

altıncı sıradaki takımın puanı 27.

bu hafta urfayla oynuyoruz.

güzel bir seriye başlayabiliriz.

yani daha hiçbir şey BİTMEDİ.

 

sabredeceğiz. direneceğiz.

 

şehir hayatına ve ulaşıma dair bir bakış açısı.

“Gelişmiş bir ülke, fakirlerin otomobil sahibi olduğu değil, zenginlerin toplu ulaşım kullandığı ülkedir”

Bogota Belediye Başkanı

bogota Kolombiya’nın başkenti.7-8 milyon nüfusu var.

kendileri bu sözü ne kadar uygulamışlar orası onları ilgilendirir.

ama transmilenio adı altında basit ve kullanışlı ve her yere yayılmış 11 hatlik bir metrobüs sistemleri var.
hem de 2000 yılında sefere başlamış.
bu hatta iki körüklü yani üç parçadan oluşan 25 metre otobüsler rahatlıkla kullanılıyor.

bizim metrobusten farkı: 2 şerit, istasyon ve tekrar iki şeritten oluşması. toplamda 4 şerit.
(dıştaki şeritler ekspres otobüsler icin kullanılıyor. böylelikle istasyonlarda yığılma olması engelleniyormuş)

istasyonlar konforlu. üstü ve etrafı kapalı.

otobüs kapılarıyla eşzamanli çalışan istasyon kapıları mevcut.
yani bizdeki gibi Çağlayan’da metrobüs beklerken 100 desibel sese ve soguga maruz kalmıyorsunuz.

ayrıca yaygın bir bisiklet yolu ağı var şehirde.

daha ilginci ise sehrin en işlek caddesinin pazarları sadece yaya ve bisikletçi trafiğine açık olması.

en ilginci ise car-free day uygulaması.
yani arabasiz geçen gün.
cok basit. o gün araba yok. herkes toplu tasıma ,bisiklet kullanmak ya da yürümek zorunda.
bizim araba sevdalisi liberallerin hiç hosuna gitmeyecektir.

gelelim belediye baskaninin özlü sözüne.

bu sözden bizim yerel ve genel yoneticilerin alması gereken dersler var.

sehir insanlar içindir efendiler!

sehir arabalar için değildir.

bizler arabalar filminde yaşayan birer araba değiliz.

insanız.

insana yakışır sekilde, zamanın şartlarına uygun, hızlı ve güvenli ulaşmak en doğal hakkımız.

unutmayin efendiler!

bizler bu sehirlere keyfimizden göçmedik.

sermayenin çarkı dönsün diye bizleri siz mecbur ettiniz göçmeye.

bu hafta sahaya inip aytekin durmazi kovaladığımız gibi, gunü gelir sizleri de cehennemin dibine kadar kovalarız.

bogota transmilenio haritası :

20121225-045115.jpg

PES ETMEYECEĞİZ. HERKESE KARŞI TEK BAŞINA.

Resim

20121223-231216.jpg

spor bürosu, futbol
federasyonu, hakem kurulu ve bize karşı olan herkes duysun.

pes etmeyeceğiz.

boyun eğmeyeceğiz.

sırf Karşıyaka diye bizim hakkımızı yiyen, sonra da sinsi sinsi sevinen herkes, çaldığınız emeğimiz burnunuzdan gelsin.