neşet ertaş ya da neşe/dert/aşk

yirmi üç yaşımı bu günlerde yariladim.

24e doğru gidiyorum.

sivas-şarkışlalı bir ailenin çocuğuyum.

Alevi ve ya sünni olmamın bir önemi yok,inanın.

evimizde türküler eksik olmadı,kendimi bildiğimden beri.

kendi konuştuğumu anlamayacak yaşta iken onun türkülerini öğrettiler bana.

Şarkışla türkülerini ve bir de “kör veysel”in türkülerini.

düğünlerde, kötü günlerde, iyi günlerde, yolculuklarda, gurbette ,sılada onun havalarını havalandirdik.

aklım erince anladım kim olduğunu.

sonra elime bağlamayı aldım.

ilk çaldıklarım onun türküleri -daha dogrusu ondan dinleyip öğrendigim türküler- oldu.

sonra zamanla şarkışladan gurbete düştük.

-hâlâ- her anımızı Neşet Ustayla birlikte yaşıyorduk.

aşık oluyordum,dilimde Neşet Ustanın türküleriyle.

hasretlik çekiyordum,dilimde Neşet Ustanın türküleriyle.

bazen mutluluk doluyordum,dilimde Neşet Ustanın türküleriyle.

kadere kahrettigim, başarısızlıklara uğradığım zamanlarda
ah yalan dünya dedik

dedem gurbette öldü gitti.bir ayrılık bir yoksuzluk bir ölüm dedik

sevdiğimizi özledik garip kaldık
neredesin sen dedik

aklım yettikçe hayatını araştırdım, belgeselleri izleyip hakkinda yazilan kitapları okudum. 100 türküsü varsa 97’sini öğrendim, çaldım okudum.

tanıdıkça daha da sevdim.

kendisini canlı da izledim.

ama en çok ter içinde kaldığı halde ceketini çıkartmak için izin istediği zaman kalbimi çaldı.

Neset Ertaş insanoğluydu “kendi deyimiyle”.

çünkü yalnızca analar insandı. biz ise ancak “insan-oğlu”.

bugün ise bizler kendi deyimiyle “ayaklarımızın turabı , gönüllerimizin hizmatçısı” Neşet Usta’dan ayrı düştük.

ölüm haberini adliyede aldım.

çantamı, dosyaları , evrakları bir kenara bıraktım.

icra dairelerinin önündeki banklara çöktüm.

sessiz sessiz ağladım.
hickiriklara boğularak ağladım.

içimden kopup gideni nasıl anlatayım ki size.

şimdi öylesine bir boşluk çöktü ki içime.

Karşıyakadaki o hastaneden, akşama sabaha beklediğim bu habere kendimi hazırladım sanıyordum.

o “gara suratlı” abdalın içimdeki yeri sandığımdan da büyükmüş.

içim yanıyor.

yaşamının her anı ile , türküleri ile , mücadelesi ile Neşet Ertaş bize 60 senedir bir seyler anlattı.

dünyadan göçtüğün bugün tek tesellim,

asla yeterli olmasa da elimden geldiğince kıymetini her zaman bilmeye çalıştım.

anlattıklarının kıymetini her zaman
-kendi insanlığımın ölçüsünde-
bilmeye çalıştım.

anlayamadıklarım ise gayrı benim eksikligimdendir.

bir yerlerden duyuyorsan eğer

sana teşekkür ederim Neşet Usta.

20120926-005654.jpg

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s