hastalık nasıl gelir?

hava dışarda 12 derece.

kıyafetleriniz mevsim şartlarına uygun.

bir otobüse/metrobüse/metroya biniyorsunuz. bindiğiniz şeyin içi yanıyor. zaten hınca hınç kalabalık. bir de kalorifer yanıyor. gürül gürül.

içerde sıcak bastıkça basıyor.

sonra sizi de ter basıyor.

kalabalıktan ceket-kaban çıkartmanız mümkün değil.

sonra gideceğiniz yere varıp iniyorsunuz.

iner inmez rüzgar.

sonra bir de bakmışsınız iki gün sonra üşüme, ateşlenme ve hastalık gelmiş.

doktora gidersiniz bronşit der.

sonra günlerce ilaç tedavisi. dinlenme şart. hayat ızdırap olur. işiniz gücünüz kalır.

size birinin bakması gerekir. ona da ayrı sıkıntı.

ilaçlara sizden para çıkmasa da devletten çıkar.

bunların hepsini üstüste koyun.

ülkede binlerce insan bu şekilde hasta oluyor.

burda dikkat çekilmesi gereken iki nokta var:

saçma sapan mevsim değişiklikleri yüzünden ne kadar iş kaybı yaşanıyor?

antibiyotik ve diğer ilaçların satışından ilaç sektörü bu işten ne kadar kazanıyor?

en iyisi hava eksi 30 falan olmadıkça toplu taşımada ısıtma açılması yasaklansın.

herkes de üstüyle başıyla terlemeden yolculuk etsin.

Reklamlar

şehir hayatına ve ulaşıma dair bir bakış açısı.

“Gelişmiş bir ülke, fakirlerin otomobil sahibi olduğu değil, zenginlerin toplu ulaşım kullandığı ülkedir”

Bogota Belediye Başkanı

bogota Kolombiya’nın başkenti.7-8 milyon nüfusu var.

kendileri bu sözü ne kadar uygulamışlar orası onları ilgilendirir.

ama transmilenio adı altında basit ve kullanışlı ve her yere yayılmış 11 hatlik bir metrobüs sistemleri var.
hem de 2000 yılında sefere başlamış.
bu hatta iki körüklü yani üç parçadan oluşan 25 metre otobüsler rahatlıkla kullanılıyor.

bizim metrobusten farkı: 2 şerit, istasyon ve tekrar iki şeritten oluşması. toplamda 4 şerit.
(dıştaki şeritler ekspres otobüsler icin kullanılıyor. böylelikle istasyonlarda yığılma olması engelleniyormuş)

istasyonlar konforlu. üstü ve etrafı kapalı.

otobüs kapılarıyla eşzamanli çalışan istasyon kapıları mevcut.
yani bizdeki gibi Çağlayan’da metrobüs beklerken 100 desibel sese ve soguga maruz kalmıyorsunuz.

ayrıca yaygın bir bisiklet yolu ağı var şehirde.

daha ilginci ise sehrin en işlek caddesinin pazarları sadece yaya ve bisikletçi trafiğine açık olması.

en ilginci ise car-free day uygulaması.
yani arabasiz geçen gün.
cok basit. o gün araba yok. herkes toplu tasıma ,bisiklet kullanmak ya da yürümek zorunda.
bizim araba sevdalisi liberallerin hiç hosuna gitmeyecektir.

gelelim belediye baskaninin özlü sözüne.

bu sözden bizim yerel ve genel yoneticilerin alması gereken dersler var.

sehir insanlar içindir efendiler!

sehir arabalar için değildir.

bizler arabalar filminde yaşayan birer araba değiliz.

insanız.

insana yakışır sekilde, zamanın şartlarına uygun, hızlı ve güvenli ulaşmak en doğal hakkımız.

unutmayin efendiler!

bizler bu sehirlere keyfimizden göçmedik.

sermayenin çarkı dönsün diye bizleri siz mecbur ettiniz göçmeye.

bu hafta sahaya inip aytekin durmazi kovaladığımız gibi, gunü gelir sizleri de cehennemin dibine kadar kovalarız.

bogota transmilenio haritası :

20121225-045115.jpg